Huseyin Uyar

FUTBOL

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Franco’nun (1892-1975) “Ben onları yüz bin kişilik beşiklerde uyuttum.” ya da “Bana yüz bin kişilik uyku tulumu yapın.” dediği söylenir.

Geçen yüzyılın en etkili diktatörlerinden olan İspanyol Franco yakın çevresine böyle bir söz söyledi mi bilinmez ama bazı cümleler muhatabının ağzından çıkmasa bile tarihteki yerini alır. İşte İspanyol diktatöre yakıştırılan bu söz, toplumları yöneten ve yönlendiren otoriter rejimlerin belirli bir amaç uğruna her yola başvurabileceklerini anlatmak için sıkça kullanılan argümanlardan biri olmuştur.

Futbolun kalabalıklar üzerinde yarattığı muazzam etkisinin cazibesi her dönem siyasetçilerin ilgi alanı olmuştur. Muhtemel ki bu etki; uzun yıllar boyunca sürmeye devam edecektir. Başlangıç tarihi tam olarak bilinmese de futbol, diğer takım sporlarından daha hızlı ve daha etkin şekilde yayılmıştır.

Elbette bunun bir sebebi olmalıdır. Başta sosyoloji ve psikoloji olmak üzere ilgili bilim dallarının bu konudaki çalışmalarını takip etmeye devam edeceğiz. Futbol; felsefi olarak bakıldığında, sporun temel ahlakının ve eşit şartlarda mücadele etme yeteneğinin ortaya konulduğu bir alan olması bakımından bazı değerleri hâlâ barındırabilmektedir.

Örneğin nüfusu, bir buçuk milyarı aşan Çin ile yirmi milyona yakın olan Hollanda’nın müsabaka için sahaya çıktıklarını düşünelim. On birer kişilik takımlar halinde aynı kurallara muhatap olarak sahaya çıkmaları sporun adaletindendir.

Siyasal ve sosyal üstünlük avantaj olarak kullanılmadığı gibi askerî ya da herhangi başka bir gücün de üstünlük olarak kullanılamayacağı eşit şartlar esasına dayanması bakımından muhteşem bir olgudur. Zaten sporun bu eşitlikçi ve adil yapısı, insanlar tarafından benimsenmesini kolaylaştırmıştır.

Ayrıca milyonlarca insanın taraftarlık üzerinden aidiyet duygusu ihtiyacının karşılanması bakımında da önemlidir. Bireyler üzerinde hangi takımın taraftarı olunacağı sıradan bir eylem gibi görünse de bazı durumlarda hayatın odak noktasına da konulmaktadır.

Böylesine güçlü bir olguyu düşünürken, ister istemez dünya tarihi ile fantastik bir bağ kurma isteği doğuyor. Hatta buna merak demek daha doğru olur.

Şöyle ki;Eğer futbol insanlık tarihi boyunca var olmuş olsaydı, dünya tarihi nasıl etkilenirdi?Sümerler ile Akadlar maç yapsaydı!Cengizhan zamanında dünya kupası düzenlenseydi, Moğol millî takımının dünya şampiyonu olmaktan başka alternatifi olur muydu? Roma millî takımı ile Mısır millî takımının Colosseum’da maç yaptığını düşünelim.

Bu müsabakanın sonunda yenilen takım futbolcularının üzerine aslanlar mı salınırdı?Evet!Fantastik düşüncelerimizin tarihte yolculuğunu fazla ilerletmeden sorulması gereken asıl soruyu ortaya koyalım.Bugün binlerce insanın stadyumlarda, milyarlarcasının da televizyon başında izlediği bu sihirli oyun aslında ne kadar masum?

Dünya tarihinde bu kadar güçlü bir etki alanı olup da masum kalabilen olmamıştır. Elbette siyaset, kapital ve illegal organizasyonlar üçgeni hemen kurulmuş olmalı. Sıradan bir vatandaşın bile kolaylıkla fark edilebileceği bu “düzenin” dışsal yansıması zaman zaman ortaya çıkmaktadır.

En basitinden illegal bahis davaları, şike ve başka karanlık bağlantılar medyaya kadar yansımaktadır…

Bütün bu kaotik ilişkiler bir yana yazımıza ilham olan FIFA 23. Dünya Kupası turnuvası büyük bir heyecanla başladı. Akdeniz coğrafyasında olan ülkemizin sıcakkanlı insanlarının millî takım coşkusu da başlamış oldu. Dünya kupasının ilki 1930’da Uruguay’da düzenlendi.

İki cihan harbinde aksasa da dört yılda bir düzenlenerek günümüze kadar geldi. Aradan geçen bir asırda dünya çok şeye şahit oldu. Özellikle iki cihan harbi ve sonrasında yaşanan sosyolojik ve ekonomik kaoslar, teknolojik gelişmeler, yaşam şartları, bilimsel çalışmalar, icatlar vs. hatta uzaya bile çıkıldı.

Hani sadece Merkür ile Venüs yer değiştirmedi desek yeridir. Şimdi tekrar düşünelim. İnsanlık belki de en hareketli asrını yaşarken, kalabalıkları çok etkileyen futbol, kitleleri uyutmakta mıdır, yoksa dünyanın bu kadar kaotik sıkıntısının içinde aynı kitleleri eğlendiren en büyük gösteri midir? Karar sizin…

Yazar: Hüseyin UYAR

FUTBOL
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Kırmızı Bülten ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.