Tarih, bazen sadece askeri stratejilerle değil, binlerce yıllık tozlu sayfaların arasından fırlayan karanlık kehanetlerle yazılır.
CNN’de yayınlanan analizler, dünyanın yüzleşmekten korktuğu o meşum gerçeği bir kez daha faş etti: ABD ve İsrail’in saldırı zamanlaması, sıradan bir operasyon değil; Yahudilikteki “Zahor” ritüeliyle harmanlanmış sembolik bir infazdır.
Peki, nedir bu Zahor?
Purim bayramı öncesinde sinagoglarda yankılanan o dehşet verici emir ne söyler?
“Şimdi git, Amalekliler’e saldır. Onlara ait her şeyi tümüyle yok et, hiçbir şeyi esirgeme. Kadın erkek, çoluk çocuk, öküz, koyun, deve, eşek hepsini öldür.”
Kutsal Metinlerin Gölgesinde Katliam
Bu satırlar bugün Gazze’den Lübnan’a, oradan İran’a uzanan ateş hattında modern füzelerin üzerine kazınmış bir “yok etme” manifestosudur. Siyonist ideoloji, kendinden olmayanı “Amalek” ilan ederek, beşikteki bebekten ahırdaki hayvana kadar her canlıyı meşru hedef tahtasına oturtmaktadır. Üstelik bu vahşeti, İslam aleminin en mukaddes ayı olan Ramazan’da gerçekleştirmek, sadece bir saldırı değil; bir inanca ve insanlık onuruna yapılmış en aşağılık suikasttir.
Siz hâlâ bütün bunların siyasi birer hamle olduğunu mu sanıyorsunuz? Hayır, bu açıkça ırksal bir din savaşıdır.
Savaşın Bir Namusu Vardır; Peki Bunların Yaptığı Ne?
İnsanlık tarihi bize şunu öğretir: Savaşmak kaçınılmaz olabilir, ancak savaşın da bir namusu, bir sınırı vardır. Bayraklara, kutsallara, kadına, çocuğa ve esir alınan lidere dahi saygı göstermek zorundasınızdır. Bugün karşımızda duran yapıya hangi sıfatı yakıştıracağız?
Namussuzluk mu? Evet, çünkü sivil halkın üzerine bomba yağdırırken ekran başında gülüyorlar.
Kalleşlik mi? Evet, çünkü “demokrasi” maskesi altında sinsi ittifaklarla ülkeleri içeriden çökertiyorlar.
Şerefsizlik mi? Evet, çünkü kutsal metinleri kendi vahşetlerine kılıf yapıyorlar.
Ahlaksızlık mı? Evet, çünkü savaşın tüm insani kaidelerini ayaklar altına alıyorlar.
“Kurtarıcı” Bekleyenlerin İhaneti
Daha acı olanı ise; kendi ülkesinin bombalanmasından medet uman, çocuklarının ve liderlerinin katledilmesini “özgürlük” sananların düştüğü derin cehalettir. Rejim karşıtlığı, vatan hainliğine ne ara tahvil edildi? Katillerden demokrasi dilenmek körlük değilse nedir?
Yakın tarihimizde Siyonist aklın ve katil Amerika’nın “demokrasi” götürdüğü her yer bugün birer açık hava mezarlığıdır:
Irak ve Suriye: Parçalanmış vatanlar, milyonlarca ölü ve bitmeyen mezhep savaşları.
Libya: Bir kaos bataklığına çevrilmiş devletsiz bir coğrafya.
Somali ve Yemen: Açlıkla terbiye edilen, dünyanın unuttuğu trajediler.
Afganistan: Yirmi yıllık işgalden geriye kalan tek şey harabe şehirler
.Gazze: Modern Dünyanın Utanç Çukuru
Bu satırlar bugün Gazze’de birer “soykırım talimatına” dönüşmüş durumdadır. Filistin topraklarında akıtılan kan, tesadüfi bir savaşın sonucu değil; beşikteki bebeği bile “Amalek” yani “yok edilmesi gereken düşman” gören hastalıklı bir inancın sonucudur. Gazze’de parçalanmış çocuk bedenleri, feryat eden anneler ve yerle bir edilmiş hastaneler, Siyonist ideolojinin modern füzelerle icra ettiği birer ayindir.
Tarihin En Ağır Sitemi: Bir Peygambere Sesleniş
Savaşın namusunu çiğneyen bu zihniyete karşı söylenecek son söz, belki de tarihin en sarsıcı hesaplaşmasıdır:
“Ey Hz. Musa! Gazze’de, Suriye’de, Irak’ta, Yemen’de, Lübnan’da ve dünyanın her yerinde vahşice öldürülen masum kadınlar, çocuklar ve siviller adına bil ki; o gün Kızıldeniz’i yarıp ‘ümmetim’ diyerek kurtardığın bu katiller sürüsü, bugün insanlığın en büyük düşmanına dönüştü. Masumların ahı arşı titretirken, o gün denizi açarak felaketten kurtardığın bu zihniyetin zulmüne uğrayan her bir can adına, öbür dünyada iki elim senin yakanda olacaktır!”
Bugün Orta Doğu’da yaşananlar, sırasını bekleyen bir koyun sürüsü gibi uzaktan seyredilecek bir olay değildir. Bu, ırkçı bir tasfiyedir. Savaşın namusunu savunanlarla, namussuzluğu kutsayanlar arasındaki bu kavgada tarafımız; mazlumun ahı, insanlığın onurudur.
VESSELAM


👍👏👏👏👏👏👏
Can abim şu mübarek ayda yapılan zulmü Allah’a havale ediyoruz kendine iyi bak Allah’a emanet olun saygılarımla selamlıyorum sizi.