Arzu SAMAT
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. AVRUPA
  4. Toplumun Aynasında Yüzleştiğimiz Acı Gerçek

Toplumun Aynasında Yüzleştiğimiz Acı Gerçek

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Daha kaç kez büyüklerimizi uyaracağız?

Geleceğimiz için tehlike çanları artık çalmakla kalmıyor, kulakları sağır eden bir gürültüye dönüşmüş durumda.

Halının altına süpürülen pislik taşmış, kötülük ete kemiğe bürünmüş ve utanmadan gözlerimizin içine bakıyor.Ruhlar hasta, zihinler bulanık, kalpler is kaplamış.

Toplum psikolojisi ciddi biçimde bozulmuş durumda. Kusursuz sandıklarımız, kendimize öncü seçtiklerimiz meğer geceleri kan emici canavarlara dönüşüyormuş.

Temiz bildiklerimizin iç dünyası birer tezek çukurundan farksızmış.

Devletin art arda düzenlediği operasyonlarla perde aralandı ve acımasız gerçeklerle yüzleştik.

Asıl soru şu: Bugün “kötü” diye ilan edilen bu kişiler, yıllarca neden ekranlarda baş tacı edildi?

Neden bir toplum, bu mahlûkatlara yıllarca maruz bırakıldı?

Zaten hayat kaygısıyla boğuşan insanımız, her gün yeni bir kabusla uyanıyor. Yasaklı madde operasyonları gibi son derece ciddi konular bile nasıl oluyor da magazinleştiriliyor?

Unutulmamalıdır ki magazinleşen her şey sıradanlaşır; sıradanlaşan kötülük ise yayılır.

Bir diğer sarsıcı olay ise toplumun değer algısını derinden yaraladı: Çok değerli bir sanatçının evladı tarafından hayatına son verilmesi….

Değer, vefa, merhamet, fedakârlık ve aile denildiğinde akla gelen ilk ülkelerden biri Türkiye idi. Ancak bu korkunç olay bize acı bir gerçeği daha hatırlattı: Artık kimseye sorgusuz sualsiz güvenme. Koynunda beslediğin, mezarına sarılıp ağlayan kişi katilin olabilir.

Evet, bu tür olaylar başka ülkelerde de yaşanıyor. Ancak oralarda toplum psikolojisini bozan hadiseler filtrelenerek, sınırlı biçimde yansıtılıyor. Bizde ise tam tersi: Cinayetler, ihanetler, sapkınlıklar gündüz kuşağında, ana haberlerde, sosyal medyada…

Sosyal medya ise başlı başına bir bataklık; maalesef hepimizin bir ayağı o çukurda.

Toplumun psikolojisi ağır hasar almıştır. Zihinler zehirlenmiştir. Bu noktada her aileye psikolog ve psikiyatrist desteği sağlanması bir lüks değil, zorunluluktur.

Daha önce defalarca söyledim: Gelecek ciddi tehlike altındadır. Artık bunu net biçimde görüyoruz. Geleceği kurtarmak için çok ciddi hamleler şarttır.

Devlet, millet ve basın; reyting, oy ve kazanç kaygısını bir kenara bırakıp birlikte hareket etmelidir. İnsanlık adına, gelecek adına, Türk milleti adına, İslam’ın ahlaki mirası adına manevi bir mücadele verilmelidir.

Yaşananların temel sebebi bu milletin maneviyatını kaybetmesidir. “İnsan ölür, eseri yaşar” derler.

İnsanın en büyük eseri ise parlak, ahlaklı ve sağlıklı bir nesil inşa etmektir.

Toplumun Aynasında Yüzleştiğimiz Acı Gerçek
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. 5 Ocak 2026, 12:40

    Kalemine sağlık 💐💐

Giriş Yap

Kirmizi Bülten ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin