Hiclik Makami
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Yazarlar
  4. Yavrumun Yavrusu

Yavrumun Yavrusu

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

​Çünkü mabudum ve maksudum sensin,

Biliyorum çünkü; “Sen %100 Aşksın.”

Ve sahibi olduğun aşkla sana sığınıyorum;

Verdiğin yavru nimetin ile bizi rızıklandırdığın için çok, çok ama çok şükürler ediyoruz.

Senden geleni ve bize sevinç vereni kalben, ruhen aşkla övüyoruz. Seni çok seviyoruz şahı büyük sevgili, Cenab-ı Allah’ım!

​~•~

​Çünkü sen aşksın

And olsun Allah’ın adıyla sana sesleniyorum:

Allah’ın izniyle söylediğimi yabana atma ve;

“Sakın aşkı incitme, insan ile hayat denilen yaşam!” sözüm sanadır.

Zamanının köprüsüne söylediklerim küpe olsun, bunu lafügüzaftan sayma.

​Cennetten gelene, bize gönderilen güzelliğe bakın… Hoş geldin aramıza, hoşluk verdin yuvana.

Gönül evimizden hanemize açan nazlı bir gonca; Hasan ve Hüseyin’imizin saadeti gibi çok hoşa gidensin.

Minik avuçlarının içinde sanki Peygamber Efendimizin ebedî mutluluk bahçesinden muştular getirdiğini kokundan hissettik.

Hürmetle, salavatlarla kabul ettik.

O nimetli selamının sedasıyla verildin kucağımıza.

Heyecanla beklerken hazırlandığımızı sanmıştık;

Meğer yuvamıza şenliği beraberinde getirmiş kendisi küçük, varlığı büyük sevgili misafirimiz.

Hep kalıcı, hep bahtlı ol ailemizin yeni üyesi!

Öyle görülüyor ki şimdiden bizim en kocamanımız, vazgeçilmezimiz oldun; mucizendir bu gül bebekten melek.

​Dokuz aylık bir maceradan, çok uzun yollardan mı geldin sen yavrucağım?

Çok beklemiş gibisin miniğim.

Allah’ın Rahim ismindeki yerinde suyla oynaman, suda kalman, suyla son temaşandan varışınla bu dünyaya…

Yorgun mu düştün, söyle?

Nasıl bir güzellemedir bu kaderimize?

Allah’ım, bu nasıl sevilesi, nasıl anlatılası bir bal böyle!

Allah’ın nefesiyle yaratılan, melekçe konuşan, İlah’ın nurundan gelen o güzel, şifalı minik can.

Dua ile beslediğim, sevgi ile büyüttüğüm, Allah’a emanet ettiğim; candan cana verilmiş, çoğalmış Rahmani bir güzelliktir gelen.

​Bir bilseniz ne güzeldir, ne tatlıdır bebek denen bu cennetimsi insan yavrusu!

Cennet aleminden ilahi kokusu, Cemal isminden hayatımıza çok kıymetli gelensin; armağanların en faydalısısın bize.

Gülüşü semadan, ışığı alemlere saçılan, varlığıyla kalbe hayranlık dolduran; buradan uzak alemleri tanıtarak gösterir gibisin.

Bir masum ki şefkat uyandıran; analıkta doğum, dilde “yavrumun yavrusu” diye anılan.

Kızçemin, gülçemin bebekliği gibi anımsadığım kutlu zamanları çağıran…

Zamansız sandığın lakin geldiğinde varlığıyla “Allah’ım muhteşem bir zamanlama” diye yaşatılan özverili bir duygu.

Mihnetten ırak, minnetle ve zahmetlerle getirilen; rahmet ve bereketle kutsanan.

Müjdelerle baht dağıtan uğursun bizlere sen, ey nurdan nazlı güzel can!

​Sana her bakışımda Yaradan’ımın aşkını mühürler gibisin kalbime.

Ve o zenginliğini, cömertliğini zikirle ikrar eden lisan dilime…

Sen sanki yıllarca aradığım keşfimin tutmacı; Hak rızasına sirayet eden, madde taleplerinden geçtiğim,

Gönül rızasıyla gönül koyduklarımdan da vazgeçiren lütuf gibisin.

Yine ve yine anlıyorum ki dünyaya gelişinle, Rıza-i İlahi’den nasiplendiğimiz kullar olduğumuzu anlattı nazik varlığın.

Sana her bakışım, seni her sevişimle anlıyorum ki aşktan aşkı yadedişimdeki övgüymüşsün sen.

Seni hayranlıkla izlerken yaratılan nazik bedenin eser sahibini hatırlamak ve anmakmış meğer;

Bir imanmış böyle sevmek, böylesine hissetmek.

​Narin canı her kucağıma aldığımda; nereden geldiğimize ve kime döndürüleceğimize sarılıyormuş gibiyim.

Ve bu ne güzel bir İnşirah’tır böyle!

Hoşnutlukla aldım, anladım ve kabul ettim Allah’ım.

O minik avuç içlerinden neşe veren kokunu içime çekmek,

Buseler kondurmak nasıl güzel, nasıl büyük bir kutlamaymış Allah’ım!

Allah’ın kendi varlığını bize nazikçe ve samimiyetle hatırlatması nasıl özel bir duyguymuş, herkes yaşasa keşke.

Öyle çok, öyle güzel seviliyoruz ki; güzelliklerinden hediyeleşmek gibi bize.

Ve bu ihsanların karşılığını hakkıyla verebilmek hiç mümkün olmasa gerek.

​Güzellerin etrafında ol oğulcan.

Saka posttan kızıl posta er yavrum.

Davet edilenlerden aşkla uçar gibi gidenlerden ol evlat.

Layık erler içinde aşk ol, aşık ol; aşkolsun sana yavrumun yavrusu sevgili torun!

O ki sen “Ol!” deyince Allah’ın ismiyle can olansın; sen de şuurlu sevdalarla ocakları çerağınla yak torun.

Alevlerini yerlerden göklere taşı, yanmak sana aşık olsun can oğul.

Bu diyarların en güzeliyle, en değerlisiyle ruhlar arasında huşu içinde yaşat ve yaşa.

Göreni görmeyeni, duyanı duymayanı,

Bileni bilmeyeni, geleni gelmeyeni tutuşturanlardan olasın oğulcan.

​O ki sen “Ol!” diyenin ismiyle var olansın;

Hep Allah’a yar, hep elçileriyle var olasın.

Sen her iki cihanda var ol; sen hep ol sevgili yavrumun yavrusu, benim sevgilim.

Allah’a dost kul; vatanına, ana babasına salih evlat ol. 💜

Aşk ile var oldun, Levh-i Mahfuz’da aşk ile kaydol.

Aşk ile kal, aşk ile tamamlan değerlim; ey katmerli sevgim, maşukum benim.

​Annen ile babanla, sevdiklerin ve sevenlerinle her daim hep beraber; her iki cihanda Aziz Rabbime emanetsiniz gözümün nuru, neşem, canözüm, gül yüzlüm, duam, tebessümüm, sevgim, gök tozum…

Omuzlarımdaki her iki melekle berabersin canımın içi.

Sen ruhumun, kalbimin, canımın sevgilisi;

Benim çok sevgili, değerlim, can torunum…

Yavrumun Yavrusu
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Kırmızı Bülten ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin