Meryem Akın
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. AVRUPA
  4. “Çok güzel yazıyorsun ama…”

“Çok güzel yazıyorsun ama…”

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye’de kadın yazar ve şair olmak, biraz geç kalmış bir sesle konuşmaktır.

Çünkü bu topraklarda söz, yüzyıllar boyunca erkek ağzında şekillenmiş; kadın sözü ise ev içinin loşluğuna emanet edilmiştir.

Kadın konuşmuş, ama yazmamıştır; yazmış, ama saklamıştır; saklamış, ama yine de suçlanmıştır. Bugün kalem tutan her kadın, yalnız kendisi için değil, susturulmuş bir geleneğin içinden konuşur.

Kadın şair burada yalnızca şiir yazmaz; hafızayı taşır. Aşk yazarsa küçümsenir, acı yazarsa abartılı bulunur, hakikat yazarsa rahatsız eder.

Erkek şair bilge sayılır; kadın şair sezgisel. Sanki sezgi aklın düşmanıymış gibi.

Oysa bu coğrafyada sezgi, hayatta kalma bilgisidir. Annelerden kızlara aktarılan sessiz bir felsefedir. Ama adı konmaz; çünkü adı konan şey güç kazanır.Yazar olduğunda da yük değişmez.

Tarih, toplum, inanç, beden, adalet…

Bunlara kadın kalemiyle dokunduğunda edebiyat konuşulmaz; cesaretin sorgulanır. “Kadın bakışı” denilen dar bir koridora alınmak istenirsin. Oysa yazı bakıştan değil, bilinçten doğar.

Erkek yazar düşünür; kadın yazar hisseder denir. Bu ayrım, kadını metinden uzaklaştırmanın en zarif yoludur.Türkiye’de kadın yazar olmak, geleneği bilerek ona itiraz etmektir.

Ne geçmişi yok sayabilirsin ne de geçmişin seni yok saymasına razı olabilirsin.

Ev içinin suskunluğunu kamusal alana taşıdığında, cümle artık yalnızca cümle değildir; bir eşiği aşar. Çünkü bu ülkede kadının kişisel hikâyesi bile kamusal bir tehdit sayılır.Bu yüzden kadın kalemi yalnız estetik bir araç değildir; tanıklıktır.

Yazılan her metin biraz edebiyat, biraz tarih, biraz da itirazdır. Alkış kadar uyarı, takdir kadar sınır eşlik eder yoluna. “Çok güzel yazıyorsun ama…” diye başlayan cümleler, bu toplumun kadın sözüyle kurduğu kadim mesafenin güncel hâlidir.

Ve soru, artık bireysel değil; tarihîdir:Türkiye’de kadın yazar ve şair olmak, yazının imkânlarını mı zorlamaktır, yoksa hâlâ söze bir yer açmaya çalışmak mı?

“Çok güzel yazıyorsun ama…”
Yorum Yap

Bir Cevap Yaz Meryem Akın İptal

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 Yorum

  1. 10 Ocak 2026, 14:58

    Düşüncenin, duygu ile kaleme alınışının en güzel vücut bulmuş hali…. Tebrik ederim

  2. 22 Ocak 2026, 19:32

    Çok doğru tesbitler. Elinize sağlık gençlik demek yarınlarımız demek gelecek demek🙏

Giriş Yap

Kirmizi Bülten ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin